İnandırma mevzusu…
Ağustos 23, 2008
geçen gün migrosta aldığım kola + çikolota complexini ödemek için kasada beklerken 17 yaşındaki elemanın sigara istemesi ve kasiyerin yaşın kaç sorusu ile düşünmeye başladım…
aslında inadırma çabası birazda kişinin üstünlük sağlama isteği ile alakalı…yani ikna dediğimiz olay nedirki? sonuçta kişiler konu hakkında ne biliyorlarsa karşı tarafa iletme çabası içindedirler…aslında bu sölediklerim 2li durumlarda..yada diğer değişle inatlaşma dediğimiz olay…Bir çok kez kişisel olarak deneme şansımda oldu bu duruma ..olayın sonunda ben inandırmışsam zevk aldığımı ve eğer karşı kişiyi etkileyememişsem ayrıca kızgınlık ve hırs duygusu yarattı…Sabit bir bünyede bu iş nefrete yada diğer bastırılmış öfkeye yol açabilir ama takıntılı olmadıkça uzun süreli etkileri olmuyor..devreye sizin kişi ile ilişkileriniz giriyor ve savunma sisteminiz iyi geçinmeniz için bunları size bahane ediyor……
1 HAFTA SONRA GELEN GÜNCELLEME
aslında yazının geri kalanını çok iyi planlamıştım ama konuyu yazarken olaylara yaklaşma mantığımın yanlış olduğunun farkına vardım..birde sanırım yeterince basit ve temiz yazamadım…aslında yanlış deilde….biraz duygu yoksunu…sonuçta insanlar karşıdakilerine yaklaşırken alt etkilerinden öte duygusal bağlarlada yaklaşabilirler..aslında bu bağlarında alt sebepleri vardı ama yaklaşımda amaç yoktur…”Duygu” olarak görülür…aşk sevgi ilgi duyma yada görme gibi..tatmin edici sebepler…Aslında duygusuz deilim ama sanırım sorun ilgisizlik hastalığından kaynaklanan bir durum…yada arkadaşın tabiri ile odunum…kendimi sinirsel etki ile yönlendirmeden yeni kurtulduğumuda varsayarsak niyetim genel tabiri ile duygu duygulanmak yada hisslenmek denilen tabiri kendime yedirmek deil sadece olayı anlayarak yaklaşımımdaki engelleri kaldırmak…bu durum ben sınırlıyordu galiba..bu yüzden yeni tür drama,aşk ilişkiler hayat hikayeleri gibi türler üzerine kitap okumaya başladım ..bilmiyorum ne zaman biter ama bu ve geri kalan yazılarımı ona göre tekrar gözden geçirip tamamlamaya başlayacam ..yani kısa bi ara!!!
2.Güncelleme…
Aslında genel düşüncemi yapımı oluşturan teorilerin bi psikiyatri tarafından yorumlanıp ticari amaçlar doğrultusunda kullanıldığını fark ettim…elbette bu düşünce tarzını düşünen yada bulan bir çok kişi vardır..ayrıca bu doktorun bende önce bu işe el atmış olması büyük bir olası…
yazarımız doktorumuz David J. Lieberman olur…tüm tekniklerini okuyamadım ama edindiğim genel bilgiye göre davranışcı yaklaşımdan türemiş..bende öle ama ben kendimi baz alarak çıktım yola..genel toplum incelemesi ile deil..ayrıca arkadaş sürekli teknikler üzerine yoğunlaşmış…şunu yapın bunu düşünün…ezbercilik ve kukla ilişkisi..ne derse yapın cevap bekleyin…
bunun üzerine kendi teorimi farklı bir ortam ve boyuta taşımaya karar verdi..biliyorum böle düşünen 3-5 kişi var
hemde kitap yazacak kadar kendine güvende…
Teorimi farklı boyuta taşırken yani farklı amaçlara hizmetle..büyük ihtimal daha önce denediğim kontrol yolu ile psikiyatrik sonuçlar alma olayını geliştirecem…
Ki bu arada bu arkadaşa inat…size karşı yapılan tekniklere karşı cevap verme ve teknikleri kendi aleyhinizde kullanma becerisini kullanıma sunmayı planlıyorum…Oda hazırda ya yazılar arasında ama basitleştirip anlaşılabilir hale getirmekte iş…
3.Güncelleme….
O hırsın verdiği etkili ile 200 sayfalık kitabı az önce bitirdim…2günümü aldı…
okuduklarım basit ilgi çekme seneryoları idi…olması gerek ortak noktalar vardı sadece…yakın ama oldukça piyasa bir düşünce…Anti bi oluşuma gerek kalmadı galiba ama genede yapılan etkilerin farkında olma için ufak bir yazıyı hazırlamaktayım…
Burdan çıkarılan sonuç kitap ismine aldanılıp okunulamaz…
Entry Filed under: Deneyimler Bütünü.... Etiketler: David Liberman, duygu, hiss, ilgisizlik, kendini yorumlama, kişisel yargı, psikoloji.
Trackback this post | Subscribe to the comments via RSS Feed